8 Haziran 2018 Cuma

Bedelli askerlik isteyenler kul hakkına girdiklerini bilsinler











TEVBE-44: “Allah’a ve âhiret gününe iman edenler, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten geri kalmak için senden izin istemezler. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilendir.”




TEVBE-86: “Allah’a iman edin ve Resûlü ile birlikte cihat edin” diye bir sûre indirildiğinde, onlardan servet sahibi olanlar, senden izin istediler ve “Bizi bırak da oturup kalanlarla birlikte olalım” dediler.




“Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur'an'da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O'nunla yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.”

“(Bu alış verişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!”

TEVBE Suresi 111-112 ayet




“Allah ve Resûlü bir iş hakkında hüküm verdikleri zaman, hiçbir mü’min erkek ve hiçbir mü’min kadın için kendi işleri konusunda tercih kullanma hakları yoktur. Kim Allah’a ve Resûlüne karşı gelirse, şüphesiz ki o apaçık bir şekilde sapmıştır.” AHZAB Suresi 36. ayet meali





"Muhakkak helâl belli, haram da bellidir. İkisinin arasında çok kimselerin bilemeyecekleri (birtakım) şüpheli şeyler vardır. Kim şüpheli şeylerden sakınırsa dinini ve ırzını kurtarmış olur. Kim şüpheli şeylere dolarsa, korunun etrafında (sürüsünü) otlatan çoban gibi, çok sürmez içine düşer. Haberdar olun!. Her hükümdârın bir korusu vardır. Dikkat edin Allah'ın yeryüzündeki korusu da haram kıldığı şeylerdir. Haberiniz olsun! Cesed içinde bir parça et vardır ki o iyi olursa bütün cesed iyi olur. O bozuk olursa bütün cesed bozuk olur. Biliniz ki o, (et parçası) kalbdir" (Riyazüssalihîn, 419, 420, M. Emre terc.).




Resulüllah Efendimiz’in, Allah’ın hükmünün uygulanması konusunda hiçbir şekilde tavizi yoktu. Bu konuda (Allah’ın hükmünün uygulanmaması için) aracılık edenlere hiddetlenirdi. Bu cürmü Kızı bile yapsa hükmün değişmeyeceğini ifade buyururlardı.




Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi:

Benî Mahzûm kabilesinden hırsızlık yapan bir kadının durumu Kureyşlileri çok üzmüştü. Onlar:

- Bu konuyu Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile kim konuşabilir, diye kendi aralarında müzakere ettiler. Bazıları:

- Buna Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in sevgilisi Üsâme İbni Zeyd’den başka kimse cesaret edemez, dediler. Üsâme, onların istekleri doğrultusunda Resûlullah ile konuştu. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem Üsâme’ye:

- “Allah’ın koyduğu cezalardan birinin uygulanmaması için aracılık mı yapıyorsun?” diye sordu; sonra ayağa kalktı ve halka şöyle hitap etti:

“Sizden önceki milletler şu sebeple yok olup gittiler: Aralarından soylu, mevki ve makam sahibi biri hırsızlık yapınca onu bırakıverirler, zayıf ve kimsesiz biri hırsızlık yapınca da onu hemen cezalandırırlardı. Allah’a yemin ederim ki, Muhammed’in kızı Fâtıma hırsızlık yapsaydı, elbette onun da elini keserdim. “

Buhârî, Enbiyâ 54, Megâzî 53, Hudûd 11, 12; Müslim, Hudûd 8, 9. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Hudûd 4; Tirmizî, Hudûd 6; Nesâî, Sârik 6; İbni Mâce, Hudûd 6

Buhârî’nin bir rivayeti şöyledir: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in yüzü renkten renge girdi ve:

“Allah’ın koyduğu cezalardan birinin uygulanmaması için aracılık mı yapıyorsun?” buyurdu. Bunun üzerine Üsâme:

- Allah’tan benim bağışlanmamı dile yâ Resûlallah, dedi. Hadisin ravisi (Urve) der ki:

- Sonra bu kadının elinin kesilmesi için emir verdi ve onun eli kesildi.

Buhârî, Megâzî 53

Eli kesilen bu kadının ödünç aldığı bazı eşyaları daha sonra vermemek gibi bir âdeti olduğu söylenmektedir. Çaldığı eşyanın kadifeye sarılı bir gerdanlık olduğu, bu kadifenin Resülullah'ın evinden çalındığı da rivayet edilmektedir. Hz. Aişe daha sonra bu kadının günahına tövbe edip iyi bir müslüman olduğunu, evlenip yuva kurduğunu, Resülullah'a bir şey sormaya geldiği zaman ona aracılık ettiğini anlatırdı.

. Hadisten Öğrendiklerimiz

1. Allah'ın koyduğu yasaklar çiğnendikten ve konu devlet reisine intikal ettikten sonra, suçun affedilmesi için aracılık yapılamaz.

2. Hırsızlık cezasının uygulanmasında kadın erkek ayırımı yoktur.

3. Cezâ verirken zengin fakir ayırımı yapmak, bir milletin helakine yol açan büyük bir haksızlıktır.

4. Eski milletlerin başına gelen felaketlerden ibret alınmalıdır.

5. Dinin suç saydığı işleri yapanlara kızmak câizdir.
Riyazüs Salihin Cilt-4, 2. cilt Yazar: Yaşar Kandemir

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Allah'ın hadlerini yakında ve uzakta yerine getiriniz. Hiçbir kınayanın kınaması sizi Allah'ın hakkını yerine getirmekten alıkoymasın. "

"Allah'ın yasaklarına uyan kimseyle o yasakları (hududu) ihlâl eden kimse, bir gemiye binip, kur'a çekerek bir kısmı alt kata bir kısmı üst kata yerleşen topluluk gibidir. Aşağı katta olanlar su almak istedikleri zaman yukarı katta olanlara gidip: "Sizi zarara sokmadan biz kendi katımızda bir delik açsak!.." derler. Eğer yukarıdakiler onları serbest bırakırsa hepsi helâk olur, mani olursa hepsi kurtulur" (et-Terğib ve't-Terhib, 4/25, 27).






bedelli hakkında daha önce yazdıklarım;




Seçim zamanı bedelli askerlik getirmek Ak Parti’nin kendi kalesine gol atması demektir. 3-5 zenginin menfaati için çoğunluğu fakir olan seçmeni küstürmeyin

Zenginler para ile fakirler bedenleri ile askerlik yapıyorsa bu zulümdür

Olması gereken ise

Her Müslüman eşit süreli askerlik yapmalıdır bu sayede askerlik süresi 9 aya düşürülebilir

Gayri müslimler ise ya bedel ödeyerek yada zorunlu kamu hizmeti yaparak askerlikten muaf tutulmalıdır

Asker kaçaklarına ise askerlik süresi kadar hapis cezası verilmelidir




BEDELLİ DEMEK VATAN İÇİN RAHATIMI BOZMAM DEMEK
BEDELLİ DEMEK ASKERLİKTEN KAÇAN HAİN DEMEK
BEDELLİ DEMEK VATANINI SEVMEYEN İNSAN MÜSVEDDESİ DEMEK
Bedelli DEMEK ÜÇ KURUŞLUK İNSAN DEMEK




bedelli askerlik PARASI OLANIN PARASI OLMAYANI SÖMÜRDÜĞÜ SİSTEMDİR
bedelli yapan da yaptıran da kul hakkına giriyor
PARA İLE KUL HAKKI ÖDENMEZ
ÜLKE SAVAŞ AŞAMASINDA İKEN BEDELLİ İSTEYEN VATAN HAİNİDİR




Eğer Bedelli Askerlik illa olacaksa şu şekilde olmalıdır;
Askerlik yapan her ER'e devletin şu anda ödediği en yüksek maaş bağlanmalıdır İşte askerliğin bedeli böyle olur
YOKSA AFRİN ŞEHİTLERİNİN HAKKI ÖDENMEZ
Ayrıca askerlikten kaçanın parasından devlete millete hayır gelmez!




Bedelli askerlik isteyenler kul hakkına girdiklerini bilmiyorlar mı yoksa dinden bu kadar uzaklaştı mı bu toplum!
Askerden kaçmak savaştan kaçmak demektir
Ayrıca bedelli şu anda gelse muhalefete eleştiri yapacak haklı bir koz verilmiş olur bunun farkında değil mi bu hükümet!




devletin bir şeye izin vermesi o şeyi helal yapmaz
bedelli askerlik olmasaydı ben 2007'de 15 ay değil 12 ay askerlik yapabilirdim
asker kaçaklarının yerine 3 ay daha fazla askerlik yaptım
ŞİMDİ İSE HERKES ASKERLİK YAPSA ASKERLİK 9 AYA DÜŞEBİLİR
BU KUL HAKKIDIR PARA İLE ÖDENMEZ




“Bedelli parası olanlar için bir kolaylık olabilir ama öte yandan ödeyemeyecekler için adaletsizlik hissi olur. “Onların da işi gücü evi barkı var ama paraları yok diye gitmek zorundalar” durumu oluşur. 2500 senedir bu milletin er kişisine askerlik mecburiyet değil görevdir.”



Erem Şentürk