15 Ağustos 2014 Cuma

Neden Din Düşmanı atatürk Diyorum





Atatürk Gökten İndiği Sanılan Kitaplar (ve diğer videolar burada)

https://www.youtube.com/watch?v=EkHot6Ou7yI&list=PLzNiyUPGIx8LjB5xIbyrCvC86wATXDJOy&index=2

"Bu prensipleri (CHP ilkeleri), gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya yaşamdan almış bulunuyoruz.” bu sözün ses kaydı var videodan izleyebilirsiniz en sağlam kaynak budur

1- Can Dündar’ın İtiraf niteliğindeki Atatürk yorumu

Gelelim "Laik yanılgı"ların sonuncusuna: Son zamanlarda "Atatürk'ün de iyi bir müslüman olduğunu" anlatan nutuklar türedi. Yapmayın dostlar; Bu yolla Atatürk'ü Refah'a sevdiremeyeceğiniz gibi, halka da yanlış tanıtmış olursunuz. Benim önerim şu:

Herkes anneannesinin nasıl giyindiği bilgisini kendine saklasın. Kenan Evren, Kur'an'dan ayetler okumayı seviyorsa kürsüde değil, evinde okusun. Tansu Çiller, ezan sesi seviyorsa yalısının bahçesine cami yaptırsın. Ama kimse laiklik adına bize dini masallar anlatmasın. Atatürkçüler ille İslam tartışacaksa hadi gelin Mustafa Kemal'in yıllarca gizlenen konuşmalarını raflardan indirelim. Göze alabiliyorsanız, O'nun Kâzım Karabekir'e "herşeyden önce din anlayışını kaldırmalıyız" dediğini ortaokul din kitaplarına koyalım. Bir İngiliz yazara söylediği "benim dinim yok. Bazen bütün dinler denizin dibine batsın istiyorum" sözlerini Diyanet İşleri Başkanlığı'nın girişine asalım.

"Anneannem müslümandı", "Atatürk dindardı", "İslam toleranslıydı" derken, bir şeriat iktidarını ufukta gördük. Sizce yöntemi değiştirmenin zamanı gelmedi mi?




http://www.candundar.com.tr/_v3/index.php#!%23Did=802



2- Yeni Laik cumhuriyet, Mustafa Kemal’in kişisel felsefesini yansıtıyordu. 1928’de yayınlanan bir kitabında, Grace Ellison, onun 1926-27 de kendisine söylediklerini aktarıyor: ”Benim bir dinim yok ve bazen bütün dinlerin denizin dibini boylamasını istiyorum. Hükümetini ayakta tutmak için dini kullanmaya gerek duyanlar zayıf yöneticilerdir, adeta halkı bir kapana kıstırırlar. Benim halkım demokrasi ilkelerini gerçeğin emirlerini ve bilimin öğretilerini öğrenecektir. Batıl inançlardan vazgeçilmelidir. İsteyen istediği gibi ibadet edebilir. Herkes kendi vicdanının sesini dinler. Ama bu davranış ne sağduyulu mantıkla çelişmeli ne de başkalarının özgürlüğüne karşı çıkmasına yol açmalıdır..”

Ayrıca bakınız: Andrew Mango – Atatürk Remzi Kitabevi 3.Baskı Sayfa: 532







3- - Evet Karabekir, Arap oğlunun yavelerini (saçmalıklarını) Türk oğullarına öğretmek için Kur’ân’ı Türkçeye çevirttireceğim. Ve böylece de okutacağım. Ta ki budalalık edip de aldanmakta devam etmesinler…

Kaynak: “Kazım Karabekir Anlatıyor” – Hazırlayan: Uğur Mumcu, 19 Haziran 1990, Cumhuriyet Gazetesi

https://hakaretyokhakikatvar.wordpress.com/2012/08/15/m-kemal-arap-oglunun-yavelerini-sacmaliklarini-turk-ogullarina-ogretmek-icin-kurani-turkceye-cevirttirecegim/

4- Türk milleti ”Fatih’lerin arkasında serserilik etmiştir.”Bulgarlar, Sırplar, Macarlar, Romenler sabanlarına yapışmışlar, varlıklarını korumuşlar, kuvvetlenmişler; Türk milleti de böyle ”Fatih’lerin arkasında serserilik etmiş”ve kendi ana yurdunda çalışmamış olmasından dolayı bir gün onlara yenilmiştir.

Kaynak: 1;Türkiye İktisat Kongresi’ni Açış Söylevi İzmir 2; Kaynak:Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri I-III (İzmir Yollarında; s.103-126)



5- Kemal Atatürk şöyle diyor: “Efendiler, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı, Müslümanlığı, Budizmi bir yana bırakarak basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş saf ve lekesiz bir dünya dininin kurulması ve insanların, şimdiye kadar kavgalar, çirkeflikler, kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek, bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren «birleşik bir dünya devleti» kurma hayalinin tatlı olduğunu inkâr edecek değiliz.”[1] KAYNAK: [1] M. Kemal Atatürk, Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü, 9. Baskı, Milli Eğitim Basımevi, Istanbul 1969, cild 2, sayfa 713.

Bölüm 14: Lozan Barış Konferansı ve Saltanatın Kaldırılmasına İlişkin Gelişmeler, Hilafet Meselesi Konu 24: Hilafet Konusunda Halkın Şüphe ve Endişesini Gidermek İçin Yaptığım Açıklamalar.

http://www.atam.gov.tr/nutuk/hilafet-konusunda-halkin-suphe-ve-endisesini-gidermek-icin-yaptigim-aciklamalar



6- ''...Ahlaksız bir Arap'ın dini görüşlerinden oluşan İslam artık ölmüştür. Belki çöldeki göçebe kabilelerine uygun olmuş olabilir, ama gelişmekte olan modern bir ülke için değil.. Dine ihtiyaç duyan bir yönetici korkaktır. Hiçbir korkak, yönetici olmamalıdır..."[1] Kaynaklar: [1]Arba Yayınları, Bozkurt, Çeviren:Gül Çağalı Güben mart 1997 5.ci baskı,Sayfa 170

(orjinali : Grey Wolf, Mustafa Kemal, An Intimate Study of a Dictator, H.C. Armstrong, sayfa 241, 1934 )

7- “Suçlu Allah’ın dinidir.”Kralların ve padişahların istibdadına (baskılı yönetim), dinler mesnet olmuştur. M. Kemal

Kaynak: Atatürkün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, s 30.



8- “Kuran’ın yasalarını Muhammed yazmıştır.”

Muhammed’in koyduğu esasların toplu olduğu kitaba Kur’an denir.

Kaynak: Atatürkün emriyle liselerde okutulan tarih kitabı (1938), 2. cilt

9- Gerçekte dinleri konusunda halkın hiçbir fikri yoktur, din dediği şey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karışık emellere kör bağlılıktan başka birşey değildir. M. Kemal Kaynak: Atatürkün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, Afet İnan

10- “Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla utanmaksızın Tanrı tarafından gönderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmuştur.” M. Kemal Kaynak: Atatürkün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, Afet İnan

11- “Natür (Tabiat) insanları üretti, onları kendisine taptırdı da…” M. Kemal

Kaynak: Atatürkten Düşünceler, Derleyen: Prof. Enver Ziya

12- “Çünkü malumdur ki, insan tabiatın mahlukudur.” M. Kemal

Kaynak: Atatürkün El Yazmaları, Medeni Bilgiler, Afet İnan

13- “Ayılalım artık. Nasıl iyi müslümanlar olduğumuzu anlatmaya çalışarak laiklik savunusu yapamayız. O devir geçti. Yıl boyu içki içip, Ramazan`da oruç tutanlar eski bir nesildi ve şimdi maalesef tarih oluyorlar. “Yeni İslam”, herkesi tercihe zorluyor: “Ya klübün kurallarıyla oyna, ya vazgeç…” “Müslümanım diyorsan örtünmelisin”. “Tanrı ya inanıyorsan, içmemelisin”. “İslama inanıyorsan, şeriat için savaşmalısın”. Çünkü kitap öyle yazıyor. Kitaba inananların bunları savunmalarında bir tutarsızlık yok.” Can Dündar ‘Elhamdülillah Laikiz’ yazısından https://www.facebook.com/notes/biz-osmanliyiz/can-d%C3%BCndardan-elhamd%C3%BClillah-laikiz-okuman%C4%B1z-tavsiye-olunur/497069202811/






14- “Kaza ve kader, talih ve tesadüf tabirleri Arapça’dır, Türkleri alakadar etmez.” M. Kemal Kaynak: Prof. İlkan Arsel, Teokratik Devlet Anlayışından Laik Devlet Anlayışına

15- Ali Kılıç (İstiklal mahkemeleri savcısı, merhamet nedir bilmez)anlatıyor: “Meclise geldik. Bir de müezzin geldi. Müezzin ezan okudu. Meclis kapısından içeri girdiğimiz zaman atatürkün önüne sırmalı elbiseler giyinmiş bir imam dikildi. Atatürk ne istediğini sordu. İmam ellerini kaldırarak: “Dua etmeden girilmez!” dedi. Atatürk, “Bu yurt askerin süngüsü ile kurtarıldı ve bu meclis onun gayretiyle kuruldu. Yoksa senin duanla değil! Çekil oradan!” dedi ve imamı eliyle iterek meclise girdi.” Kaynak: Kemal Arıburnu, Atatürkten Anekdotlar-Anılar

Aynı M.Kemal yanına hocaları alıp dualarla meclisi açmıştı. Ama artık emeline ulaşmıştı. İktidarı ele almış ve içindekileri alenen dışa vurmaya başlamıştı. Zaten ileriki yıllarda binlerce hocayı asması da amacını göstermişti.

16- “Türkler, Arapların dinini kabul etmeden evvel büyük bir milletti. Arap dinini kabul ettikten sonra Türk milletinin milli rabıtaları gevşedi; milli hisleri ve heyecanı uyuştu. Bu pek tabii idi. Çünkü Muhammed’in kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde, bir arap milleti siyasetine müncer oluyordu.” M. Kemal Kaynak: Medeni bilgiler ve Atatürkün El Yazmaları, Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1969, s 364-365

17- “İrtica ile boğuşmanın istilayı söküp atmaktan daha lâzım ve zor olduğunu belirtmek isteriz. Onun içindir ki, Kurtuluş savaşındaki(10bin) can kaybının 50 kat fazlasını irtica ile savaşta verildiğini hatırlatmak gerekir. (..) ” Kaynak: Falih Rıfkı Atay Eski Saat, S. 330 İrfan Orga, Atatürk s,265

18- Hocaları toptan kaldırmadıkça hiçbir iş yapamayız. Bugünkü kudret ve prestijimizle bugün bu inkilabı yapmazsak, başka hiçbir zaman yapamayız.

M. Kemal Kaynak: Kazım Karabekir, Paşaların Kavgası; Emre Yayınları, Aralık 1991, s 165.

19- “İnsanlar ilk devirlerinde pek acizdi. Kendilerini koruyamıyorlar, hiçbir hadisenin de sebebini bilmiyorlardı. Kendilerini koruyacak bir kuvvet aradılar. Nihayet insanlık vicdanında bir kuvvet yarattı. O da işte Allah’tır. Herşeyi ondan beklediler, ondan istediler. Hastalıktan, felaketten korunmayı hep Allah’larından istediler. Fakat modern çağlarda insan herşeyi Allah’tan beklemedi. Ancak toplumdan bekledi. Her şeyin koruyucusu insan cemiyetidir. Bizi koruyan, refah içinde yaşatan toplumdur.” M. Kemal Kaynak: Enver Behnan Şapolyo, Atatürk ve Milli Mücadele Tarihi, 1932, s 305.

20- “Masum ve cahil insanları, yüzlerce Allah’a taptırmak veya Allah’ları muayyen gruplarda toplamak ve en nihayet bir Allah kabul ettirmek, siyasetin doğurduğu neticelerdir.” M. Kemal Kaynak: Türk Tarihinin Ana Hatları, 1930, Devlet Matbaası, s 220-221

21- “İnsanlar, kurtçuklar gibi sulardan çıktılar en önce… İlk ceddimiz balıktır. İşler daha daha ilerledikçe o insanlar, primat zümresinden türediler. “Biz maymunlarız”; düşüncelerimiz insandır.” M. Kemal Kaynak: Ruşen Eşraf Ünaydın, Atatürk Tarih ve Dil Kurumları, s 53.

22- “Muhammed, iptida Allah’ın resuluyüm diyerek ortaya çıkmamıştır, bunu düşünmemiştir. Bu düşünce, senelerce mücadele ettikten ve fikirlerini neşreyledikten sonra kendisinde hasıl olmuştur.” M. Kemal Kaynak: Nokta Dergisi, 17 Kasım 1985

23- “Muhammed’in peygamberliğinin başlangıcına dair birçok eski rivayetler vardır. Bunlar artık efsanelere karışmıştır. Hakikatte peygamberin ilk söylediği Kuran ayetinin ne olduğu malum ve belki de mazbut değildir. Kuran sureleri Muhammed’e açık semada peyda olmuş bir şimşek gibi günün birinde, birdenbire bir taraftan inmiş değillerdi. Muhammed’in söylediği sureler uzun bir devirde dini düşüncelerinin ürünü olmuştur. Muhammed, bu surelere birçok çalıştıktan ve incelemeler yaptıktan sonra edebi şeklini vermiştir.” M. Kemal Kaynak: Afet İnan, Atatürkün El Yazmaları, 2000′e Doğru Dergisi, 8. Sayı, s 15-16.

24- “Türk milleti, bir kelimesinin manasını bilmediği halde, Kuran’ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndüler.” M. Kemal Kaynak: Medeni Bilgiler, Afet İnan, Türk Tarih Kurumu Basımevi, Ankara 1969, s 364-365.



25- “Dini ve namusu olanlar kazanamazlar, fakir kalmaya mahkumdurlar. Onun için önce din ve namus telakkisini kaldırmalıyız.” Kaynak:İstanbul, Tekin Yayınevi, 1990, s 83-84.

Attan Düşerek Kaburga Kemiği Kırılan Atatürk'e Gazi Ünvanı Verilir

“Gözetleme yerinden dörtnalla gelen yüzbaşı atından inip karşılarına gelinceye kadar sakin duran Atatürk, bütün kademeleriyle açıkta mevzilenen bataryanın kumandanını iyice haşlayarak geri gönderdi. Aynı zamanda batarya kumandanının değiştirilmesi için de topçu kumandanı Pire Mehmet Bey'e emir verdi. Çok hırslanmıştı. Atına süratle atladı. Çok hızlı bindiği için eğerin üzerinden kayarak öbür tarafa düştü. Yer düz olmasına rağmen ufacık bir taş kaburga kemiğine rastlamış ve kırmıştı.”

Kaynak:http://www.isteataturk.com/eski/haber/779/yarali-mustafa-kemal



26- Aziz Nesin: “Gerçek Müslüman Atatürk’ü sevemez. Seviyorsa ya ahmâktır ya sahtekâr”

27- Aziz Nesin: “Atatürk, Müslümanlar açısından sevilecek bir şey yapmadı. Türkiye’de yaşayan ve Atatürk’ü sevdiğini söyleyen Müslümanlar, yalancıdır.”[1] Aziz Nesin ayrıca; “Türkiye’de laiklik sözde kalmıştır, sahteciliktir…” demiştir.[2] KAYNAKLAR: [1] Oğuz Uçar / Abant (Bolu), Hürriyet Haber Ajansı. [2] Cumhuriyet gazetesi, 30 Nisan 1989.

http://belgelerlegercektarih.com/2012/05/31/aziz-nesin-gercek-musluman-ataturku-sevemez-seviyorsa-ya-ahmaktir-ya-sahtekar/






İsrail devleti kurulduğunda ilk Cumhurbaşkanı Chaim Weizmann'ın konuşması; -"Biz yahudiler 20.yüzyılda Orta doğu'da yıkılmaz denen devleti yıkıp 2 tane devlet kurduk. Onlara öyle güzel sistem inşa ettik ki Türkler bize Filistin'i vermeyen Abdülhamit'e en az 200 sene daha söverler! " *Maalesef ki böyle de olmuştur! Biz O'nu anlayamadık..! Oysa ki ;

“Abdülhamit'i Anlamak,Herşeyi anlamak olacaktı..!” Necip Fazıl

28- Cumhuriyetin 15. yılı için CHP'nin bastırdığı (Sözde) ŞEREF KİTABI!!!

pdf versiyonu; http://www.derinsular.com/pdf/seref-kitabi.pdf

hala satışta olan bir kitap! https://www.nadirkitap.com/cumhuriyet-in-seref-kitabi-kitap2894493.html

“CHP’lilerin Şeref Kitabı” adıyla yayınlanıyor ve CHP Denizli İl Gençlik Kolu Başkanı Attilâ Sezener imzasıyla yayınlanıyor (İstiklâl Matbaası, İzmir).

Cumhuriyet eğitiminin nasıl insan yetiştirmek istediğini anlamak açısından bu kitap çarpıcı bir örnektir. Kitaptan birkaç yazı ile birkaç şiir aktarayım…

“Ben Atatürk’ün çocuğu, yurdun ve ulusun kuluyum. Ata’nın bana emanet ettiği cumhuriyeti canımdan çok sevmeye; onu korumak için icabında canımı vermeye söz veriyorum.” (Osman Özyurt, Yalvaç/ Alemdar Okulu)…

“Geleceği düşünüyorum: Gözümün önüne zenginleşe-cek güzel yurdum geliyor. Cennet gibi ovalar, şen, mesut yuvalar, parlak mavi göğünü fabrika dumanlarından bu-lutlar kaplamış şehirler geliyor.” (Behire, Ankara Ticaret Lisesi)…

“Ey Türkün yaratıcısı, Cumhuriyetin yapıcısı, kurucu ve koruyucusu! Sana yan bakacak bir göz, uzanacak bir el şunu bilsin ki: On yedi milyon Türkün süngüsü o gözleri keskinlikler ile değil, parlaklıklar ile bakamaz eder, kör eder.. Türk yurduna, Cumhuriyetine yine yan gözle bakmak cesaretini eğer kendinde bulan var da denemeye kalkacaksa, şunu iyi bilsin ki: On yedi milyon aslan her biri yüz köpek, tilki boğmadan ölmez... can vermez.... Ey Büyük Ata! Ey Tanrının oğlu (sümme haşa)! On yedi milyon yetiştirdiğin, yokken varettiğin Türk gençliği senin ve yurdum için her vakit isteyerek canını vermiye hazırdır.Hepsi senin gittiğin yoldan gitmeye, hepsi uğruna can vermeğe and içmiştir”(Kâzım Ökmen, Savur İlkokulu)...



29- “Gazinin vakit vakit yaptığı emrivakileri de kabul ile istiklal harbi pek şanlı ve şerefli kabul edildi. Fakat sonrası hiç de böyle olmadı. Mustafa kemal paşa bir zaman hocalardan mutaassıp bir halde hutbe ve nutuklarla hilafet ve saltanatı almaya uğraştı. Muvaffak olamayınca müthiş sola kaydı. Dini ve an’anevi varlıkları kanla yıktı. Terakki ve tekamül taraftarı olan arkadaşları bu sağa sola hareketlerde artık birlikte yürümediler. Hatta muhalefete geçtiler. Bunları kaybetmekle sukut ta başladı ve devam ediyor.” (Kazım Karabekir, “istiklal harbimiz” istanbul 1960, sh 978)

"Gazi Mustafa Kemal Atatürk" deniliyor. 1) Atatürk olunca Gazi'yi bıraktı. 2) Mustafa'yı kimliğinden sildirdi. 3) Kemal'i Kamâl yaptı.

olmasaydı İngilizlerin istediği şey yani Halifelik kaldırılmaz tüm islam alemi başsız bırakılmazdı. olmasaydı milli mücadele onsuz da olurdu.. olmasaydı laik ve dinsiz bir devlet yerine Selçukluların Osmanlıların devamı bir Türk İslam Devleti olurdu.. olmasaydı Ayasofya müze değil Sultan Fatih’in emaneti gibi Camii olurdu…(Ayasofya bir semboldür Fatih ve Türkler için Fethin ve İslam toprağı olmasının sembolüydü Camiye dönüştürülmesi.Atatürk için de bir sembol devlet ile islamın birbirinden koparılmasının sembolü.) Olmasaydı Çerkes Ethem hain değil milli mücadele kahramanımız olarak kalırdı. olmasaydı Vahdettin Osmanoğlu sürgünde değil 1000 yıllık toprağında can verirdi. olmasaydı Musul ve Kerkük Irak’ın değil Türkiye’nin bir parçasıydı olmasaydı 12 ada Yunan’ın değil Türk’ün olurdu. olmasaydı sözde istiklal mahkemelerinde binlerce masum can vermezdi.(Kurtuluş savaşında okadar şehit vermedik) olmasaydı İskilipli Atıf Hocalar idam edilemezdi. olmasaydı Allahuekber susturulmaya ezanlar dönüştürülmeye çalışılmazdı.. olmasaydı demokrasiyi 1950′lere kadar beklemek zorunda kalmazdık olmasaydı 30 yıllık Tek Parti Diktatörlüğü olmazdı olmasaydı Sağır İsmet olmazdı olmasaydı başımızın belası CHP ve lanet 6 oku olmazdı.. olmasaydı dönmeler Türkiye’yi ekonomisini basınını ticaretini ve anadolu halkını bu denli rehin alamazdı.. olmasaydı Osmanlı’ya yıllarca sövülemezdi.. olmasaydı Bediüzzaman hayatının yarısını zindanlarda ve baskı altında yaşamazdı. olmasaydı Dersim bombalanmaz onbinlerce masum katledilmez sürülmezdi..

@Mustafa1SENYURT

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.